21 Kasım 2009 Cumartesi
20 Kasım 2009 Cuma
Vizeler biterken, ortaya karışık...

Bugün son vizeye girip, bitiriyorum. Hepsi iyiydi sayılır, yine ders bırakmayacam büyük ihtimal. Gerçi vize-final arası çok kısa olacak gibi bayramdan dolayı, bakalım. Özledim bloga bir şeyler yazmayı. Gel gör ki, şimdi de yazacak şey bulamıyorum. Arada ufak tefek olaylar olmuştu halbuki. Genelde sevilen resim-videoları her gün de koyarım ama insanlar yazı da ister dii mi?

Bol ölümlü, belalı bir hafta yaşadık. Enke öldü, De Nigris öldü, rahmet diliyorum ikisine de, nötr olduğum adamlardı ama üzücü tabii. İnsan sporcu ölümlerine daha bir üzülüyor, dün herifleri ter içinde, ekmek paraları için deli gibi koşarken, aynı zamanda yaptıkları işten zevk alırken izliyorsunuz, ertesi gün ölüyorlar.

Onun dışında Arda da domuz gribi olmuş. Büyütenler oldu, malum "ölür mü acaba?" saçmalıkları oldu. Ama domuz gribi öyle bir hastalık değil ki yahu. Normal, sağlıklı bir insan bile domuz gribi olunca ölmez kolay kolay. Bu grip, vücudu bazı noktalardan zayıf olanları öldürüyor genellikle. Yoksa etki olarak normal gripten tek farkı çabuk bulaşması ve zayıf noktaları bulunan vücutları istila etmesi. Hele Arda gibi, zinde ve sürekli kontrol altında olan bir adama hiç birşey olmaz. Korkmayın ve umutlanmayın.

Haa, bir de GS Cafe Crown skandalı yaşandı ki onu hiç sormayın. Cemal Nalga, teknik ekip, hareket çeken kadın, Adnan Polat.. Herkes bir acayip. Ne saçma muhabbet yahu. Sanki Kobe Bryant anasını satayım, madem cezalı, ne oynatırsınız allahın Cemal'ini yahu? Hayret bir şey. Bir sürü adam işinden oldu, Cemal belki de basketbol oynayamayacak bir daha, yaşanan rezalet de cabası.. Vesaire...

Bu arada cevabını doğru düzgün bilene rastlamadım, bilenler de emin değil. Burada bilen varsa sorayım: Trafik polisinin dur ikazına uymayıp devam etmek sonucunda polisin plakayı almasıyla, plakaya yazdığı ceza ne kadar olur? Ya da plakaya ceza yazmak yerine, aracı takip falan mı ettirir, ilerde yolunu mu kestirir? Bir de, ehliyet direksiyon sınavı yeni kazanıldı, belgeler hazır ama henüz ehliyet çıkarılmamış. O halde polise yakalanıldığında ceza ne olur? Klasik "ehliyetsiz trafiğe çıkma cezası 650 TL + araç sahibine 700 TL" cezası mı? Yoksa ehliyeti yanında bulundurmama cezası mı? Ki öyleyse, o ceza ne kadardır?
19 Kasım 2009 Perşembe
Hayvan
16 Kasım 2009 Pazartesi
Sports #56
Sıkışık vize haftasına giriyorum. Hatta birazdan sınava gitmek üzere evde çıkacağım. Bu hafta bir şey beklemeyin. Haftaya görüşmek üzere, esen kalın..
15 Kasım 2009 Pazar
14 Kasım 2009 Cumartesi
13 Kasım 2009 Cuma
12 Kasım 2009 Perşembe
FM 10 + Bonus
FM 10'u indirdim, kurdum ve oynadım. Fenaaa, çok fena. 2 yıldır FM, CM türevlerine elimi sürmeyen ben, ilk oturuşta 5 saat aralıksız oynadım. Dün gece yarısına doğru oturup, sabaha karşı kalkabildim anca, o da cidden uykum gelmişti. 2008 ve 09'un bariz fiyaskoları nedeniyle, en son 2007'yi adam akıllı oynamış biri olarak "bu sefer oldu galiba çocuklar" demek istiyorum. Anlatmakla olmaz, çok güzel ayrıntılar var. Daha kullanışlı, pratik ve hızlı.
Ah ulan bee.. Tam da vize haftasının ortasında yapılır mı bu?
Gelelim bonusa. Hahahahah. Şaka gibi.. Sabri ve Güiza'nın bu türevdeki şakaları baydı, farkındayım. Ama ne yapayım yahu? Bunu koymazsam olmaz. Daha oyunu açtım, 2 tane hazırlık maçı yaptım ve yardımcı antrenörlerden Albert Roca beni gördüğünüz şekilde uyardı: "Aman hoca, Sabri'ye söyle..."
11 Kasım 2009 Çarşamba
Görün ulan bu adamı!

Volkan Baydar! Çok acayip bir adam, çok acayip. Geçen gün Disko Kralı'yla ilgili yazıda ipucu vermiştim. Disko Kralı'nda gördüm zaten ilk olarak kendisini. Daha öncesinde Beyaz'a da çıkmış, denk gelmedim. Pek müziksever, müzik konusunda bilgili bir adam değilimdir, hoşuma giden şarkıyı dinlerim, o kadar. O yüzden bu zamana kadar haberim olmadı muhtemelen. "Şöyle adam, böyle adam" edebiyatı yapmaktan çok, açın dinleyin, izleyin şu adamı. İlk olarak şu 3 linki vereyim, daha fazlasını YouTube vb. sitelerde aratarak bulabilirsiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=Y8n-rhvegaE
http://www.youtube.com/watch?v=6C8ppOFZdvk
http://www.youtube.com/watch?v=gT6GVYBqPMk
O kadar doğal ve efendi tavırları var ki ayrıca.. Bağlantılı olarak; Eurovision muhabbeti de oldu, gitmek de istiyormuş çocuk. İngilizcesi falan muhteşem zaten. Hatta 3 tane de şarkı göndermiş TRT'ye. Ama Emre Aydın seçildi biliyorsunuz. Hatta Emre Aydın'ın seçildiğini de Disko Kralı'nda öğrendi. Nasıl üzüldü, anlatamam, hiç gizlemedi reaksiyonunu. Neyse. Zaten Eurovision, şova ve reklama dayalı bir yarışma olduğu için bu çocuk gibi gerçekten sanat yapan insanları seçmeleri sürpriz olurdu. Konseptinize sokayım. Sinirlendim.
Ne diyorduk? VOLKAN BAYDAR ulan!
Kategori:
Kültür-Sanat,
TV
10 Kasım 2009 Salı
The Girlfriend
The Girlfriend Commercial. Hatırlayan var mı? LakersTR'de bir ara efsaneleşmişti bu reklam. Ulusal kanallarda yayınlanan NBA maçlarının molalarında çıkıp duruyordu bir ara, ama sürekli ve sürekli.. Her molada. Dolayısıyla maç muhabbetinden sıkılan forumcular, bu reklamı konuşmaya başlamışlardı. Efsaneleşmişti. Tabii hatun sayesinde. Hatunun çatpat İngilizce konuştuğu aksanı, seksiliği ve muhteşem göğüsleri sayesinde dikkatler çekilmişti. Anlattıkları da ilgi çekici olunca... Neyse, hatırlatayım dedim. İzleyelim. Reklam da viski reklamı. Konsept; kız arkadaş dediğin böyle olur, börbın da böyle olur. Afiyet olsun.
"He can do whateeeever he wants."
09 Kasım 2009 Pazartesi
17 cigapiksel

Biz henüz "senin kamera kaç megapiksel hacı?" seviyesindeyken adamlar YOSEMITE denilen makineyle 17,25 gigapixel'lik fotoğraf çekmişler. Ki bu 17,664 megapixel etmekte. Yukarıdaki resim, orijinalinin sadece bir bölümü ve kaba hali. Zaten resmin orijinali 214414x80571 çözünürlüğündeymiş ve resmin dosya boyutu 95 GB. Yani bu resmi benim masaüstü bilgisayarın harddisk'ine sığdıramayız bile. Notebook'a atmak da 4 gün sürer heralde.
Sitesine girerek yakınlaştırma seviyelerini görebilir, ayrıntısıyla bilgi alabilir, merakınızı giderebilirsiniz. Şu bölümde de işin bokunu çıkarma evresine geçiyoruz.
Kategori:
İnternet,
Kültür-Sanat,
Teknoloji
08 Kasım 2009 Pazar
Okan Bayülgen + Bonus

Disko Kralı'nı izleyemediğim zamanlarda mutlaka indirip izlerim. Ki genelde ilk 1 saatinden sonrasını izleyemem saatinden dolayı. Okan Bayülgen, sevmeyeni çok fazla olsa da acayip adam. Sadece muhabbet edilen bir programı, oturup 3 buçuk saat izliyorum, 5 saat de olsa izlerim. Adam yapıyor abi, topluyor adamlarını, izletiyor, muhteşem. Arka ekip Enes, Aziz, Özgür de güzel çocuklar. Özellikle Enes ve Aziz acayip. Yeni çalışmalarını tavsiye ederim: Senin Kafanı Kırarım Köpek!
Gelelim bonusa. Üstteki kareyi 2 hafta önceki Disko Kralı'nda yakaladım. Geçen haftakini izlemiştim de, ondan önceki hafta izleyemediğim için indirip izledim. İzlerken de bir şarkı* sırasında seyircilerin arasında göründü. Hemen aldım resmi. Sevgilisi falan varsa affola, allah bağışlasın, çok güzelmiş.
*: Şarkıyı söyleyen Volkan Baydar hakkında ayrıca bir yazı yazacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












Blogum,
