Serinin ikinci filmi, bu Cuma günü büyük beklentilerle (nedense?) vizyona giriyor. İlk film sıradan, vakit öldürmelik, hatta tamamen film olarak baktığımızda gayet de kötü bir çalışmaydı. Ama seks yine sattı. Hem de tüm dünyada. 40 milyon dolarlık bütçeyle tam 571 milyon dolar hasılat yaptı. Devam filminin seks dışında, "film olarak" daha iyi olduğu söyleniyor ama çok da önemli değil sanırım.
Böyle filmleri izleyenleri gerçekten anlayamıyorum. Buna verilen paraya yazık. Ben daha ciddi ve sanatsal filmlere önem veriyorum açıkçası. Neyse biletler ön satışa çıkmış, bakayım ilk gün için yer var mı...
Youth filminden bahsetmiştimkış aylarında. Yazının başında da malûm sahnenin fotoğrafı vardı hatta. Az önce o sahnenin kendisine denk geldim internette. Filmde kainat güzelinin (Madalina Diana Ghenea) otele geldiği ve bizim yaşlı ikilinin içinde olduğu termal havuza çırılçıplak adım attığı meşhur sahne. Hatun hakikaten moral bozucu derecede iyi de, esas replikler efsane.
Reyis'in yeni filminin vizyona girmesine 2 aydan az bir süre kaldı. Yine efsane bir Tarantino imzası bizi bekliyor, oyuncu kadrosu ve fragmandan anlaşılacağı üzere.
Tarantino'nun sekizinci filmi olan ve filmde sekiz "nefret dolu" adamın hikayesini konu alacak olan The Hateful Eight, Türkiye'de Sekiz (8) Ocak'ta (burası tesadüf) vizyona girecek. Yalnız filmin süresi tam 2 saat 50 dakika. Benim için sorun yok, hatta daha iyi bile ama sinemada bu nasıl yayınlanacak merak ediyorum. Çok uzun yıllardır bu kadar uzun bir film geldiğini hatırlamıyorum. Umarım vizyona sokmama gibi bir gaflete düşmezler.
Amerikalı BBQ Pit Boys adındaki bir grup kovboy tarzlı abimiz toplanmışlar, mangalda yaptıklartı sanat eserlerini bizlere de tanıtıyorlar, tariflerini veriyorlar. Ama bunlar bildiğimiz yemek tarifi verenlerden biraz farklı. Bir kere sadece et yapıyorlar. Ve inanılmaz yapıyorlar. Standart şeyleri (hamburger, biftek vs..) bile gereğinden fazla iştah kabartıcı yapmaları bir yana, bir de inanılmaz yaratıcı şeyler de yapıyorlar aşağıdaki Potato Bombs gibi.. Onun dışında yaratıcı olarak Fireball Meatballs tarifini de izlemenizi öneririm. Tek söyleyebileceğim, karnınız açken ve gece geç saatte izlemenizi tavsiye etmiyorum.
İnternet siteleri de var ama YouTube Kanalı'na girip direkt oradan izlemenizi tavsiye ederim. 13-15 dakikalık videoları hiç sıkılmadan tek seferde izliyorum, sonunda da Şaban'ın cama ekmek bandığı sahneyi yaşarken buluyorum kendimi.
Ahahahaha bu reklamı yeni görüyorum. Street Fighter'daki araba parçalama bölümünün araç kasko reklamına uyarlanması, ciddi anlamda hayatımda gördüğüm en yaratıcı reklam fikirlerinden biri. Ryu arabayı parçalarken arkada sürekli aynı hareketleri yapan insanların ayrıntısına kadar düşünen ve bu reklamda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik etmek gerek. Muazzam olmuş.
Şu diziyi izlemiş olup da özlemeyen var mı? Yoktur. Yayından kaldırılmasının mantığını anlayabilen var mı? Yoktur. Bu diziyi izleyip de şu hanım kızımıza (Mary Jo Cacciatore) hayran olmamış olan var mı? Yoktur. Thad Castle'ı hayranlıkla izlemeyen var mı? Yoktur. Yalnız hanım kızımız (Frankie Shaw) demişken, kendisi bu dizi dışında hiç bir yerde bu kadar çekici ve kışkırtıcı değil, o da ayrı bir mevzu. Oluyor böyle şeyler. Bir filmde hatunun birine hasta olunur, başka filmleri izlenir ve hatunun o kadar iyi olmadığı fark edilir. Çok takılmamak lazım. Ben diziyi özleyince buraya saçmalayayım dedim. Yav tamam Mary'i de biraz özledim tamam. Yalnız nefis diziydi be.
Ayrıca Blue Mountain State, bence şimdiye kadar yapılmış en nefis dizi intro'suna sahiptir. İnkar eden götoştur.
Bizim Türk milletinin huyudur, işini çok iyi yapan biri için kullanılan küfürlü, argo kelimeler. Messi için hepimiz "ulan ne orospu çocuğu herif ya" demişizdir. Ya da işini çok iyi yapan biri için "işin orospusu" kalıbı da çok kez kullanılır. Muhabbetin içine sıçmak üzereyken, başlığa bağlayıp kaçıyorum.. Senin yaşın nedir, bu yaşta bu ses nedir... Allah belanı versin ya.
Desperate Housewives dizisinin 10 dakikalık bir kısmını bile izlemişliğim yok, kimseyi tanımam. Ama çoğu erkek gibi kız kavgasını ben de severim. Barney Stinson boyutunda* olmasa da... Diziden 2:30 dakikalık bir kesit.
*Barney Stinson's Bro Code 26: If an informed Bro is unable to witness the girl fight firsthand, the spotter Bro is responsible for documenting and relating details of the girl fight via pictures, video or barring any other reasonable method, interpretive dance and/or pantomime.
"Shakira ablamızın Waka Waka'sı"nı bu hanım kızımızın ağzından dinliyoruz bir de. Videoyu baya önce, şu an hatırlamadığım bir blogta görmüştüm ve indirip kenarı atmıştım. Bugün bilgisayarda dolanırken gözüm ilişti, bloga koyasım geldi.
Şarkı ilk dinlendiğinde bir Demet Akalın, Serdar Ortaç popcornluğunda gözükse de dikkatlice incelendiğinde aslında ses iniş-çıkışları çok olan ve çok fazla sözü olan bir şarkı. Bazı bölümlerinde özellikle kısa sürece çok fazla kelime var falan, kolay değil yani söylemek. YouTube'ta amatör söylemeye çalışıp da sıçan arkadaşlarımızın sayısı gün geçtikçe artıyor. Gelelim yukarıdaki Allah'ın lütfuna.. Hatunun güzelliği, şirinliği ayrı bir hadise, şarkı da şirin bir şarkı olduğundan ve kızımız da maşallah hakkını verdiğinden iki kat şirinleşiyor gözümde. Bu insan olamaz. Hatta zamanında videoyu bulduğum blogger arkadaş "keşke başka videoları da olsa izlesek" gibi bir şeyler demişti. Üşenmedim araştırdım. Namussuzun ismi, cismi belli değil. Ama bu gözlerden kaçmaz. Birkaç şarkısını daha buldum ve keşfettim ki tüm videolarında "acoustic cover" yazıyor. Bu şekilde onlarca böyle videosunu buldum. Şu linkteki videosuna tıkladığınızda sağ tarafta alt alta onlarca videosu çıkıyor. Özellikle şu videosunda bittim. Fazla bakmayın ama.
Erman Toroğlu - Ahmet Çakar ikilisinin bir arada olacağını öğrendiğimde ne kadar sevindiğimi hatırlıyorum. Gerçi pek sıkı takip edemiyorum ama işte böyle malzemeler gelebiliyor. Bomba bir tartışma, karşılıklı ağır laflar, diklenmeler.. Ahmet Çakar fazla ağır basan taraf, bir ara Erman Hoca öyle sessiz kalıyor ki, bir an delirip dalacak falan zannettim..
Baya popüler oldu bu "apaçi" muhabbeti. Dansı, müziği acayip geyik konusu olmaya, dizilerde falan kullanılmaya başlandı. Yukarıdaki video, BKM ekibinin film öncesi çektikleri kısa bir "teaser" gibi bir şey. Yani 1 sene önce falan çekilmiş. Daha önce de izlemiştim ama şu ayrıntıya dikkat etmemiştim: 10. saniyeden itibaren en soldaki Murat Eken'in dönüşe dikkat. Ben böyle bir şey görmedim arkadaş. Sabahtan beri izliyorum, her izleyişimde gülüyorum.
Bayıldığım bir şarkıdır. En babalardan Status Quo'nun en baba şarkılarından biridir. Onca hareketli ritmine rağmen insanı durgunlaştıran, tuhaf bir şarkıdır. Ulan eskiler harbiden iyiymiş be bilader...
Yine amatör, bilinmeyen bir şarkıyla karşınızdayım pıtırcıklarım. Şarkı, video sitelerinde, şu meşhur Japon aşk hikayesi videosunun arkasına döşenmiş durumda dolanıyor. Ama inanın videoyu izlemek şarkıya haksızlık, o yüzden ben yukarıdaki gibi sadece şarkıyı bıraktım. Kimin söylediğinden zerre haberim yok. Belli ki amatör ama başarılı birkaç arkadaş, enstrumanlar eşliğinde oluşturmuşlar eseri. Güzel bir melodi ve klarnetle olaya giren şarkı, nakaratta darbuka ve mükemmel sözler eşliğnide zirve yapıyor. Sabahtan akşama dinlenesi...
..diye düşünüyordum Furkan Kızılay şarkı söylemeye başladığından beri. Eleman sanırım 2 yıldır falan şarkı piyasasına inceden atılmış durumda. Şarkıcı olmaya karar verdiğinde, klasik meşhur olanların şarkıcı olmaya çalışması şeklinde yorumlamıştım. Hatta geçen güne kadar hala öyle düşünüyordum. Ta ki, Çocuklar Duymasın'ı izlerken, yukarıdaki sahneye denk gelene kadar. Daha önce hiçbir şarkısını 15 saniyeden fazla dinlememiştim. Bu sahneyi görünce, YouTube'tan falan birkaç şarkısına daha baktım da.. Bu veledin sesi hakikaten fena değilmiş lan.
Shakira'yı oldum olası çok severim, yaşlandıkça güzelleşen hatunlardan biri. Yaşlanmak derken, henüz 33 yaşında ve şu an güzelliğinin zirvesinde bence. Muhtemelen 45'li yaşlarına kadar çok güzel olan ender kadınlardan biri olacak kendisi. Şu klibe dikkat çekmek istiyorum. Şu meşhur Waka Waka şarkısını, ben de çok şirin buluyorum, yalnız bu klibi yeni gördüm. Aslında 2010 Dünya Kupası için yapıldığı için çok yeni bir video değilmiş. Neyse. Videoda Dünya Kupası adına süper görüntüler var, eski zamanlardan ve günümüzden.. Yalnız, özellikle şu videoda Shakira'nın tatlılığı, şirinliği bitirdi beni. O oynayışı, mimikleri, bakışı cidden harika. İlk defa bir klipte bir hatuna hasta oldum, o derece yani..
Klibi HD olarak izleyip, o zevki tam randımanlı olarak yaşamanızı tavsiye ederim. Upload ettim, buradan indirin! (Sadece 58 MB)