7 Ekim 2014 Salı

Modern romantik Türk filmleriyle imtihanım


Son bir kaç gündür yerli filmlere sarmış durumdayım. Daha doğrusu romantik yerli fimlere.. İncir Reçeli 2'nin fragmanına bakarken sağ tarafta çıkan "önerilen videolar" kısmı beni sürükledi bu filmlerin içine. Bir-iki fragman izledim, meraktan o filmden o filme koştum, bazılarının tamamını izledim ve hoşuma da gidince devam ettim. Toplamda dört tane Türk yapımı aşk filmi izledim.

Ve şunu fark ettim. Evet bu elin gavuru; teknoloji, endüstri, spor, inşaat, hatta insanlık gibi tüm dallarda bizden ileride, buna sinema ve televizyon da dahil. Ama biz -biraz haklı olarak da olsa- yabancı hayranlığı yaparken bizden çıkan kıymetli işleri gözden kaçırıyormuşuz. Bunu biraz daha iyi anladım. Özet olarak, bir kaç gecede toplam dört tane film izledim. Dördünü de beğendim. Bir tanesine ise bayıldım. O bayıldığım bir tanesini de şans eseri en son izlemiş olmam daha hoş oldu. Adı Bi Küçük Eylül Meselesi. Önce bundan biraz bahsedip, daha sonra diğer üç filme de kısa kısa değineceğim..

Büyük ses getiren meşhur filmler dışında, yerli sinema ve televizyonuna çok uzak olduğum için filmi izlemeden önce ne oyuncularını görmüşlüğüm vardı, ne de filmi duymuşluğum vardı. Sadece filmlere bakınırken, fragmanı ve konusunu beğenince, şaşırtıcı şekilde IMDB'den de 7.5 puan aldığını görünce (bizim filmlerin IMDB puanları malum) ilgimi çekti ve çay eşliğinde izlemeye başladım. Tabii böyle olunca, film de harika olunca benim için daha kıymetli hale geldi. Çünkü ben ne kızın Kurt Seyit ve Şura denen dizide, ne de adamın Fatmagül'ün Suçu Ne gibi dizilerde oynadığını biliyordum. Tamamen yabancı iki yüzdü benim için.

Neyse burayı da çok uzatmıyorum. İzlemediyseniz acilen izleyin. Senaryo alıntı mıdır, çalıntı mıdır, telif ücreti ödenerek mı alındı, ne edildi bilmiyorum ama; Hollywood'da yazılmış olsa The Notebook gibi kültler arasına girebilecek efsane bir senaryo ve konu.. Adam başta olmak üzere efsane bir oyunculuk.. Ve Bozcaada'nın harikulade atmosferi.. Daha fazla bir şey söylemeyeceğim. Lütfen izleyin, en kısa sürede izleyin, hemen izleyin. İzleyin abi.


Filmlerden biri de Bu İşte Bir Yalnızlık Var. Bu dahil, artık söyleyeceğim filmlerin hiç biri ilk film kadar müthiş değil. Ama keyifli, duygusal ve gerçeklik barındıran güzel bir film. Engin Altan Düzyatan ve Özgü Namal baş rollerde. Bazı klişelere ve tahmin edilebilir sona rağmen -bu kadarına bin şükür- gerçekten keyifli bir film. Bir de açlığın dibine vurulmuş ve filmde ürün yerleştirme yöntemiyle reklam olayının boku çıkarılmış. Bunları görmezden gelebilirsek -ki gelebiliriz- iyi film.


Kendime İyi Bak. Keyifli aşk olaylarıyla başlayıp, drama dönüşen, yerli standartlarda değerli diyebileceğimiz bir film daha. Yine ufak klişeler ve zorlama zincirlemeler dışında -lütfen görmezden geliyoruz- beğenilmeyecek bir film değil. Sıkılmadan izledim, güzel.


Arkadaşlar Arasında. İlk söylediğim efsane filmden sonra en beğendiğim film de bu içlerinde. Çok orjinal. Dört arkadaş, bir akşam rakı masasına oturuyorlar ve film rakı masasında bitiyor. Arkadaşların hayatları, dertleri, aşk olayları.. Film, harika Sıla Gençoğlu sürprizi (aşağıda) ve vurucu sahneleriyle kendimizden bir şeyler bulmamızı sağlıyor. Rakı içildikçe güzelleşen kafalar, ani duygu dalgalanmaları da rakı sevdalılarını çabucak içine çekiyor.. Şahane film. İzleyin.


Konusu açılmışken, sizlerin de aklına ve arşivinde bu tür yerli güzel filmler varsa eğer, lütfen bana buradan veya Twitter'dan falan iletin.