Diğer Sporlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diğer Sporlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2014 Çarşamba

Holy fuck!

25 Mart 2014 Salı

Dünyanın en zengin kadın sporcuları

Geçen gün Dünyanın en zengin aktristleri'nden bahsettikten sonra şimdi de aynı kaynağın bir başka araştırması olan, dünyada en fazla kazanan kadın sporcuları yazmak istiyorum. Yine Top 10 şeklinde.

#10 PAULA CREAMER

Amerikan golfçü Creamer aynı zamanda listedeki tek golfçü. Yani dünyanın en çok kazanan kadın golf oyuncusu diyebiliriz kısaca. Genel dünya sıralamasında yalnızca 8. olmasına rağmen golfle ilgilenmediğim için neden böyle bilemiyorum. Magazinel ve sponsorlarla alakalı sebeplerden olsa gerek.. Kazancı yılda $5.5 milyon imiş.

#9 ANA IVANOVIC

Magazin demişken.. Bir aralar WTA sıralamasında 1. sıraya kadar yükselen 27 yaşındaki Sırp tenisçi Ivanovic, malesef düşen formu nedeniyle şu anda ilk 10'da bile değil. En son kazandığı turnuva 2008'deydi. Şu anda düşüşte olmasına rağmen geçmişin, magazin ve sponsor dünyasının de yardımıyla en çok kazanan tenisçilerden biri. Yıllık kazancı $7 milyon civarı.

#8 AGNIESZKA RADWANSKA

Ivanovic'in aksine son dönemin yükselen yıldızlarından olan 25 yaşındaki Radwanska, 1 buçuk yıl önce Wimbledon'ı kazanarak 2. sıraya kadar yükselmişti. Şu anda 3. sırada ve belli bir istikrarın üzerinde. Güzellik göreceli bir kavram tabii ama bence bir çok rakibine oranla daha az güzel olan Polonyalı tenisçi, magazinel anlamda ise -fotoğraftan anlayabileceğiniz üzere- baya aktif. Google fotoğraflarına bakarsanız anlayabilirsiniz. Ayrıca adını ve soyadını yazmak rakiplerine oranla çok daha zor. Yıllık kazancı $7.4 milyon.

#7 CAROLINE WOZNIACKI

Eski takipçilerim hatırlayacaktır. Şu anda 24 yaşında olan Wozniacki, çıkış yapmaya başladığı 2009 sonlarında, 19 yaşındayken ciddi hayranıydım. Bu ve şu linklerden kanıtlara ulaşabilirsiniz. Neyse. Pek fazla patlama yapamadı zaten. Ee potansiyel öngörümün her zaman aynı başarıyı yakalamasını bekleyemezsiniz. Velhasıl, güzelliği bir yana ama WTA'de 12. sırada olan ve henüz bir Grand Slam şampiyonluğu bulunmayan Wozniacki, yılda nasıl $13.6 milyon kazanabiliyor, orasını da anlayabilmiş değilim.

#6 KIM YUNA

Yuna da listedeki tek buz pateni sporcusu (artistik patinajcı mı nedir yoksa?). 24 yaşındaki Güney Koreli, 11 ayrı dünya rekoru kırmış ve sayısız ödülün sahibi olmuş. Hiç bilmediğim bir dal olduğundan şahsi yorum yapamıyorum. Yılda $14 milyon kazanıyormuş.

#5 DANICA PATRICK

32 yaşındaki Patrick, araba yarışçılığıyla başladığı kariyerini güzel yüzü ve fiziği sayesinde oyunculuk ve modellikle birleştirerek bu listeye girme hakkı kazanan bir kadın. IndyCar yarışlarında zafere ulaşan ilk kadın ve tek kadın olma ünvanını de elinde bulunduran Amerikalı yarışçı, şu sıralar ağırlıklı olarak otomobil firmalarının modelliğini ve reklam oyunculuğunu yapıyor. Yılda $15 milyon kazanıyor.

#4 VICTORIA AZARENKA

Şu anda WTA'de 4. sırada bulunan Belaruslu başarılı tenisçi, son Avustralya ve Fransa Açık şampiyonu. Aileden de zengin olduğu için 15 yaşında Amerika'ya yerleşen ve spor kariyerine ABD Hokey Ligi'nde kalecilik yaparak başlayan Azarenka, bir süre Monte Carlo'da yaşadıktan sonra tekrar ABD'ye dönerek California'da yaşamaya başladı. Yıllık kazancı $15.7 milyon.

#3 LI NA

32 yaşındaki Li Na, sonradan açılan ender sporculardan biri. Çinli tenisçi, WTA'de ilk 10'a henüz 3 sene önce girebildi. Geçtiğimiz ay Avustralya Açık'ı kazanarak en yüksek sıralamasına ulaştı ve 2. sıraya yükseldi. Magazinel olarak rakiplerine nazaran çok daha sessiz bir özel yaşam süren Li, Grand Slam kazanan ilk Asyalı tenisçi olma ünvanına sahip. Yıllık kazancı $18.2 milyon.

#2 SERENA WILLIAMS

Belki de tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyi 1-2 tenisçisinden biri olan, WTA 1 numarası Serena Williams, tam 33 yaşında ve hala yardırmaya devam ediyor. Herhangi bir kadına göre genetik olarak çok daha adaletsiz bir fiziği ve kolları olması ise, çok çalıştığı ve oyunu gerçekten hissederek, tutkuyla oynadığı gerçeğini kesinlikle göz ardı etmemeli. 14 yaşında profesyonel olan Serena, bir süre kendisinden 1 yaş büyük olan ablası Venus ile tozu dumana katıyordu ama Venus aynı istikrarı devam ettiremedi ve ortalıktan kayboldu. Toplamda 180 hafta boyunca dünya 1 numarası koltuğunu kimseye bırakmayan ve geçtiğimiz hafta bu alanda Monica Seles'in rekorunu kıran Serena Williams, yılda $20 milyonun üzerinde kazanıyor.

#1 MARIA SHARAPOVA

Yazı başından beri "magazinel" deyip duruyorum, malum tenis sporu magazin objektiflerine diğer sporlara nazaran çok daha fazla konu olan bir spor dalı. Ve karşınızda da spor dünyasının magazin kraliçesi. Tenisinden çok güzelliği ve özel yaşantısıyla dünya basınının ilgi odağı olan Sharapova, bir çoğu gibi o yöne ağırlık vermek yerine teniste de istikrarını çok uzun süredir devam ettiriyor. Sadece 17 yaşındayken Wimbledon'ı kazanan ve WTA'de 1. sıraya yükselen Sharapova, zirvedeki yerini pek koruyamasa da hep zirveye oynama alışkanlığından bir şey kaybetmiş değil. Ancak son dönemde bir form düşüklüğü olduğu kesin. Bir kaç ay önce 2. sıradayken, şimdi 7. sıraya kadar gerilemiş durumda. Aynı zamanda modellik de yapan Sharapova'nın, kortlarda topa vururken çıkardığı "signature" çığlığı da onun bu spora attığı bir başka imza. Maria yılda tam $29 milyon kazanıyor.

27 Şubat 2014 Perşembe

James


Efsane Formula 1 pilotu James Hunt. İzlemediyseniz Rush filmini bir an önce izleyin. Çapkın, serseri ama eşsiz yeteneği olan James Hunt ve tam bir disiplin abidesi olan Nikki Lauda arasında geçen efsanevi rekabeti mükemmel anlatan, harika bir film.

Tarihten anı ve fotoğraflara devam ediyoruz..

26 Kasım 2010 Cuma

Ducati'li Rossi ve Moto GP 2011


Motor sporları dünyasının en merakla beklediği şeylerden biri yeni Moto GP sezonu. Tabii daha çok var ama bu kadar önceden ilk kez bu kadar ilgi görüyordur heralde. Malum Rossi'nin yıllardır rekabet içinde odluğu Ducati'ye geçişi büyük olay yarattı ve neler yapabileceğ ibüyük merak konusu...

Doktor'un performansı yıllardır artık bisikleti haline gelen Yamaha M1 ile bile düşmeye başlamıştı, ki o zor olanı seçerek, yeni bir markaya geçti. Yamaha M1'i bu kadar geliştiren adam feedback'leriyle Rossi oldu. 2003'te falan Rossi virajlardan powerslide ile çıkarken artık motora drift yaptıramaz hale geldi, tamamen Rossi'nin feedback'leriyle gelişen M1 sayesinde. Yani çok emeği var M1 üzerinde. Sevgililerin vedalaşmasını buradan izleyebilirsiniz.

Ducati, kullanması oldukça zor bir motor. Torklu ama virajlarda M1 kadar iyi olmayacak. Sesi, tepkileri, aerodinamiği.. Her şeyi farklı bir motosiklet. Bu da fiziksel olarak büyük bir stres demek. Her ne kadar zoru, stresi seven bir yapıya sahip olsa da artık 25 yaşında falan değil Doktor, 32 yaşında olacak seneye. Bu sporlar için çok ciddi bir yaş. Ducati, tek şampiyonluğunu Stoner ile yaşayabildi, o da Stoner'ın Ducati'yle mükemmel şekilde bağdaşan agresif ve cesur sürüş tarzı nedeniyle. Ayrıca Rossi'nin omuz ve bacak sakatlıkları yeni yeni iyileşiyor. Ve her şeyden önemlisi, artık rakipleri her zamankinden daha dişli. Stoner, Lorenzo, Hayden, Pedrosa, Dovisiozo.. Aslında yaşı 30'un altında olsa, ölümüne çalışarak ve ekibe geri bildirimlerle 1-2 sene içinde bir canavar halina gelebilirdi ama yaşı da bu konumdayken, ben önümüzdeki sezon için Rossi adına çok umutlu değilim. Olur da yaşın getirdiği performans düşüklüğü yaşamazsa, o zaman bir sonraki sene çok acayip olabilir işte.

Yeni sezonu merakla bekliyoruz.. İnşallah göt olurum.

25 Kasım 2010 Perşembe

"Babaaaa bana bisiklet al"


Vakti zamanında aşırı enerjik, sportif gençlerdik. Abartısız söylüyorum, akşam 6'dan 10'a kadar 4-5 tane ölümüne basket maçı yapar, ardından da gece 12-1 halı saha maçına giderdik. Çok eskiden bahsetmiyorum, 3-4 sene öncesinden, lise yıllardından bahsediyorum. Dolayısıyla da oldukça yüksek kondüsyonlu, zayıf ve çeviktim. Vakit geçtikçe hamlaştık tabii. Şimdi de görünce kilolu denecek biri değilim çok şükür, 1.80 boy, 76-77 kiloyum. İdealimin 72-73 kilo falan olduğunu düşünüyorum. Ara ara bu kiloya insem de, bazen 78'lere çıktığım oluyor ki hayatta en korktuğum şeylerden biri fazla kilo, hemen frenliyorum kendimi. Kilo alıp-verme serüvenimden bahsetmiştim bir süre önce.

Son zamanlarda da hem biraz kilo vermek, hem de forma kavuşup biraz kondüsyon depolamak amacıyla akşamları koşmaya başlamıştım. Dönüşte mekik, şınav falan.. 1 hafta falan yaptıktan sonra aklıma dahiyane bir fikir geldi. Soğuklar da başladı. Gecenin bir saatinde götüm donarak koşmaya çalışacağım, terleyeceyeceğim de, eve gelene kadar terim soğuyacak vs.. 100 liraya küçük bir kondüsyon bisikleti aldım ve dertlerim son buldu. Koyuyorum bilgisayarın karşısına, bir yandan istediğimi izleyip dinliyorum, bir yandan da bisiklet çeviriyorum. Vallahi büyük teknoloji.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Yıllaaar, yıllar önce...


Kenan Sofuoğlu, Dünya Süpersport Şampiyonası'nda 2007'den sonra bir kez daha şampiyon oldu, bunu bilmeyeniniz yoktur. Bu muhtemelen bir Türk sporcunun motorsporlarında elde ettiği en büyük başarı. Kenan, 2007 yılında şampiyon olduğunda Batug Forumu'na şöyle bir şey yazmışım:

Babamın işi (motorsiklet alım-satım, ticaret ve yarış sponsorluğu) dolayısıyla Sofuoğlu ailesini yakînen tanıyorum. Çokça muhabbetim olmuştur kendileriyle. Özellikle rahmetli abisi Bahattin ve en küçükleri Sinan abi ile...

TV'ler abisi Bahattin'in motor kazasında öldüğünü söylüyolar ama yanlış bilgi. Abisi normal yürürken, karşıdan karşıya geçerken bir araba çarpması sonucu hayatını kaybetti, bizzat cenazesinde de bulundum.


Kenan'ın olayı ırsi zaten, ailecek yetenek var. Kardeşi Sinan da 20 (veya 21) yaşında, Türkiye şampiyonasında Tolga ve Barış ile birlikte ilk 2'yi domine ediyolar. Buraya not düşeyim; eminim k birkaç yıl içinde onu da Avrupa pistlerinde göreceksiniz.


Kenan abinin Türkiye'de yarıştığı sıralarda, abisi Bahattin vefat ettikten birkaç hafta sonraki İzmir Pınarbaşı Pisti'ndeki yarışta "Abim için" diye haykırıp yarışta ortalığı toz-duman ettiğini hatırlıyorum. Zaten o günden sonra Kenan abiyi hiç göremedim, çünkü birkaç yarışta daha bulunduktan sonra dışarıdan teklif geldi ve Avrupa'ya açıldı. Zaten aradan çok geçmeden de Dünya şampiyonluğu geldi.


Buradan da helal olsun diyorum...

Demişim. Kenan, öyle bahtsız bir adam ki, diğer biraderi Sinan da ben bunu yazdıktan kısa bir süre sonra vefat etmişti. Ama Kenan yine yılmadı. Teknik-mekanik ekip olarak şampiyonanın en zayıf ekibiyle çalışmasına, hatta bunu her fırsatta söylemesine rağmen, şampiyon olamadığı 2 yılda da hep iyiydi.

Helal olsun Türk çocuğu. Ben öyle çok milliyetçi, her fırsatta "işte Türk'ün gücü" tarzı biri değilimdir ama bu adamı her izlediğimde milliyetçi ruhum kabarıyor, inanılmaz gurur duyuyorum. Belki de motosiklet piyasasının içinde olduğumdan, Kenan'ı da tanıdığımdan biraz faza abartıyorum ama.. Artık abartılmayacak bir durumu da kalmadı bu işin. Adam Moto GP'nin bir alt kategorisinde 600 cc şampiyonu ulan. Daha ne olsun.. Seneye sınıf atlayıp, 1000 cc'de yarışır umarım.

7 Eylül 2010 Salı

"Yamaha'da böyleyse, Ducati'de olsa ohooo"


Moto GP takip edip, Rossi hayranı olanların büyük çoğunluğu eminim yukardaki cümlenin benzerlerini telaffuz etmiştir, ben de dahil. Tüm zamanların en iyisi Valentino Rossi'nin, pistlerde tokatlamadığı pilot, marka kalmadı. Rossi muhteşem viraj kabiliyeti olan, inanılmaz hırslı ve cesur bir adam. Bu nedenle de tüm avantajını, esas kabiliyet gerektiren virajlarda sağlıyor, tüm geçişlerini virajlarda yapıyor. Ducati'den Stoner'la kapıştığı dönemlerde bu muhabbet sıkça yapıldı. V4 silindir motor kullanan Ducati'nin düzlükteki hızlanışı, sıra 4 silindir olan Yamaha'ya göre gözle görülür derecede iyi olduğundan, Rossi, virajlardan avantajlı çıktığı düzlüklerde tüm avantajını kaybediyordu. Gerçi son dönemde Yamaha, yaptığı yeniliklerle bu açığını biraz kapattı ama yine de Stoner'a geçildiği yarışların çoğunda esas sebep bu oluyordu.

Ve sonunda merakla beklediğimiz şeyi görebileceğiz. Hayaller gerçek oldu, Rossi artık Ducati'de. Gerçi açıklanalı çok oldu ama, dün üzücü ölümlü kazadan bahsetmişken yeni aklıma geldi. Rossi'nin şimdi ne yapacağı büyük merak konusuyken, artık böyle bir değişim bence de gerekiyordu. Normal sıra silindirli motorla, V silindirli motorların kullanım karakteristiği tamamen farklıdır, bizzat tecrübeyle sabit, yani Rossi daha torklu makineye geçti diye direkt uçacak diye düşünmek çok çok yanlış, uzun bir uyum süreci olabilir, hatta gelecek sezon başarı gelmezse normal karşılanmalıdır. Fakat Rossi'nin çok çalışarak ve ekibini sürekli 'development feedback'leriyle besleyerek (Yamaha'da olduğu gibi), bunun da üstesinden geleceğini ve başarılı olacağını düşünüyorum.

Yapıştır Doktor!

5 Eylül 2010 Pazar

Haydaaa!


Moto GP, Rossi'nin sakatlanıp birkaç yarış ara vermesinden sonra zevksiz hale geldiğinden izlemeyip, yeni sezonu beklemekteydim ki bugünkü haberle fena oldum. San Marino yarışında Shoya Tomizawa, geçirdiği feci kaza sonucu vefat etmiş. Duyunca şok oldum. Ölümün gerçekleştiği video burada.

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Yürü be!


Geçen Elvan'ın şampiyonluğunu yazdık, bunu yazmasak olmaz ama di' mi? Nevin Yanıt, kadınlar 100 metre engelli yarışında 12.63'lük derecesiyle altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Uzun mesafede Süreyya Ayhan ve Elvan'la zaman zaman başarıya alışıktık zaten ama bu bizim için biraz sürpriz oldu. Helal olsun, çok sevindim. Umarım daim olur.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Nihayet!


Elvan Abeylegesse, nihayet 10 bin metrede Avrupa Şampiyonu. Öğrendiğimiz kadarıyla büyük farklarla birinci gelmiş. Yazık kız kaç seferdir, adı şimdi aklıma gelmeyen o insan azmanı hatunun arkasında kalıp duruyordu, Avrupa'da o olmayınca sonunda birinci oldu. Farklı bir ülkede yetişmiş olmasına rağmen, her daim Türk bayrağını sırtından eksik etmeyen, ülkesini seven, güzel insan.. Tebrik ederim, hayırlı olsun.

22 Temmuz 2010 Perşembe

"Sen yeni mi düştün buraya?"


Yelena Isinbayeva'lar, Allison Stokke'lar, Caroline Wozniacki'ler tükenmez! Vee yenisi geldi.. Uzun atlamacı Darya Klishina.

Rusya'dan, 91 doğumlu. Aslında kendisi yeni değil, ama bu sporla çok yakından ilgilenmeyenler için yeni sayılır. Ayrıca kendisi sadece görüntüden ibaret falan da değil. 2007 Dünya Gençler Şampiyonası uzun atlama şampiyonu. Ve bu şampiyonada 45 yıldır kırılamayan, hatta yaklaşılamayan rekoru sadece birkaç santimle kaçırmış. Başarılarınız daim olur umarım hanımefendi.

Daha fazla bilgi, daha fazla resim için "Google her".

6 Kasım 2009 Cuma

Ata Sporu

9 Eylül 2009 Çarşamba

"Alem karı görsün lan!"


Caster Semenya, "erkek mi kadın mı?" tartışmalarına You dergisine verdiği "seksi" pozlarla nokta koymuş. Notunu da düşmüş: "Alem kadın görsün!"

Bilgi: Caster Semenya'yı bilirsiniz. Güney Afrikalı atlet, bayanlar 800 metrede yarışıyor. Ama bildiğiniz gibi tipi ve hareketleri nedeniyle bayan olduğu konusunda hala büyük şüpheler var. Bir de yarışlarda tozu dumana katınca, bu şüpheler büyümüştü vs.. Bir çok test yapıldı, kendisinin kadın olduğu ortaya çıktı, ama normal bir kadına göre hormonları erkeğe daha yakınmış sadece.

2 Eylül 2009 Çarşamba

Cristiano vs. Usain

Sikert onu Hüseyin!

25 Ağustos 2009 Salı

Coştu bir kere...


“ Mike Powell (8,95 ile uzun atlama dünya rekortmeni) bana 9 metre atlayabileceğimi söyledi. Emekli olmadan önce mutlaka uzun atlamaya geçmek istiyorum. Bunu da denemem gerek. 400 metre konusunda ise, şimdilik böyle bir kararım yok. Ama hocam, 'Hadi yeni bir şey deneyelim' derse 2012 Olimpiyatları'nda 400 koşabilirim. “

14 Ağustos 2009 Cuma

Elveda rekorlar!..


Çok ilginç bir kural değişikliği söz konusu. IAAF'nin yeni kararına göre, sprint yarışlarında (100, 200 metre..) artık ilk hatalı çıkış diskalifiye ile cezalandırılacakmış. Yani tabanca sesi duyulmadan fırlayanlar, ikinci seferde tekrar yerlerine geçemeyecekler. Valla atletler direkt itirazlarını etmişler ama kurul oylamayla resmi kararı vermiş bile. 1 Ocak'tan itibaren uygulanacakmış.

Valla bu da sprinterlerin yandığı anlamına geliyor bence. Bu çıkış dediğin olay, yarış süresini en azıdan yarım saniye, belki 1 saniye etkileyen bir şey. Ve artık ilk seferde diskalifiye olmamak için, çok daha dikkatli olacaktır sporcular. Çünkü çıkış refleks olayı, özellikle 100 ve 200 metrede. Yani bir çok atlet, tabanca sesinden ziyade süreye endeksli çıkıyor. Yani sesten önce hareketleniyorlar sayılır bir nevi. O yüzden de ilk seferlerde, erken çıkma şansını denemek isteyenler olduğundan bol bol hatalı çıkış oluyor. Artık çok daha dikkat edip, sesi kesinlikle duymak isteyeceklerinden bence kalkışlar daha temkinli ve ağır olacaktır. Bu da 9.69'lara, 19.30'lara dayanan hayvani rekorların kırılmasını çok daha zor hale getirecektir.

Benim tahminim; kalkacaktır bu karar, iptal olacak gibi geliyor bana.

11 Ağustos 2009 Salı

Gösterip de vermemek...


Schumi boynundaki sorun nedeniyle geri dönmekten vazgeçmiş. Ee bu ayıptır ama.. Resmen gösterip vermedi yani. Büyük hayal kırıklığı. Yerine kim katılıyor bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Yıllar sonra F1 izleme hayalim suya düşmüş oldu. F1 severlere keyifli yarışlar dilerim...

8 Ağustos 2009 Cumartesi

This is Romania!



Romanya'yı tanıtım amaçlı, mizahi ve çok eğlenceli 2 reklam filmi çekilmiş. Oynayanlar da, Romanya deyince akla ilk gelen efsaneler Nadia Comaneci, Ilie Nastase ve tabii ki Gheorghe Hagi. Özlemişiz be! Neyse.. Reklamlar süper olmuş bu arada. İzleyin, izlettirin efendim...

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Oha, ölürüm!!! +@$½&?


Allahım.. Son birkaç gündür dedikodusu vardı ama çok ciddiye almamıştım. Schumacher resmen dönüyormuş. Felipe Massa pistlere dönene kadar Ferrari adına yarışacakmış. Ulan hayatımın F1 eşiğidir bu adam. Bıraktığından beri tek bir F1 yarışını baştan sona izlemişliğim bile yok. Ama onu tekrar o kırmızı arabanın içinde görmek.. Acayip heyecanlandım, bambaşka bir atmosfer olacak. Belki 5. belki 15. olacak. Ama Şumayer resmen kanlı canlı tekrar yarışacak ulan!! Offf...

Sırığın olayım, tutunarak atla...

Allison Stokke