Gülünç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülünç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2015 Pazar

Göt Dekoltesi?




Roma'nın kalecisi Szczesny'nin yanındaki bu abla artık eşi midir, sevgilisi midir bilemiyorum ama, hayatınızda görüp görebileceğiniz en tuhaf dekolteyi giymiş. Göt dekoltesi. Sayın Wojciech Szczęsny'nin adı ve soyadı gibi hatunu da oldukça tuhafmış. AS Roma ailesinin yanındayız. Acının rengi olmaz.

Ayrıca daha kötü haber, o götün çok ciddi squat çalışmaya ihtiyacı var.

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Best Selfie Ever

23 Mart 2014 Pazar

Sinema Replikleri #9


“ Dedim Feri nerede? Benim orada bi' manita var. Feri Cansel'e benzediği için ben Feri diyorum, asıl ismi Gülşen, arkadaşları Münevver diyor, yalnız kaldığımızda da ben kuzu diyorum, o kadar güzel ki.. “

- Fikri, Vizontele

9 Mart 2014 Pazar

Aduket!



Ahahahaha bu reklamı yeni görüyorum. Street Fighter'daki araba parçalama bölümünün araç kasko reklamına uyarlanması, ciddi anlamda hayatımda gördüğüm en yaratıcı reklam fikirlerinden biri. Ryu arabayı parçalarken arkada sürekli aynı hareketleri yapan insanların ayrıntısına kadar düşünen ve bu reklamda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik etmek gerek. Muazzam olmuş.

PS: Keşke Ryu yerine Ken kullanılsaymış :(

8 Mart 2014 Cumartesi

Vecize #25



“ George Bush, her gün Tanrı'yla konuştuğunu söylerdi ve Hristiyanlar onu bu yüzden çok takdir ederdi. Eğer Bush, Tanrı'yla saç kurutma makinesi aracılığıyla konuştuğunu söyleseydi, muhtemelen onun deli olduğunu düşünürlerdi. Olaya küçücük bir aletin eklenmesi bunu nasıl daha da saçma yapar, anlamış değilim. “


- Sam Harris 

3 Mart 2014 Pazartesi

Selfie


Bu da The Walking Dead selfie.

21 Şubat 2014 Cuma

Sıcak sıcak...


Çıktığı ilk gün, yani bu akşam izledim Recep İvedik 4'ü.

Sabah Twitter'da da yazmıştım. Recep İvedik'e gülmediğini söyleyen insanları samimi bulmuyorum. Daha doğrusu gülmediğini söyleyeni değil de, neden güldürmediğiyle ilgili türlü sanatsal sebepler sayanları diyelim.. Yoksa bu komedi türü ilgisini çekmiyordur, gülmeyebilir. Ama "kaliteli espri yok, sırf kabalık sabalık, argoyla güldürüyor" laflarına acayip ayarım. Bu hayatta illa kaliteli esprilere mi gülmeli insanlar? Normal hayatta da çoğu zaman saçma sapan, absürd şeylere de gülmez miyiz?  Sanki günlük hayatta sadece kaliteli, zeka dolu, ince esprilere gülüyoruz.  Ben Cem Yılmaz'ın bu zeka dolu esprilerine de kahkahayla gülüyorum, Recep İvedik'in argo, kaba saba komikliklerine de.. İkisi de farklı tür komikler, evet. Ama amaç sadece gülmekse eğer, bir şey komikse komiktir.

Filme gittim ve tüm bu kasıntı düşünceler kafamda olmadan, kafa yormama gerek kalmadan umarsızca güldüm. Dört farklı Recep İvedik filminden en iyisi hangisi, sonuncusu diğerlerinden iyi miydi, kötü müydü.. Bunlar da beni ilgilendirmiyor. İzledim ve baya da güldüm. Bu.

4 Aralık 2010 Cumartesi

30 Kasım 2010 Salı

"Allah'ın varlığına bir kanıt daha"

Dün Facebook'ta gördüğüm bu ibretlik resmi "apaçizmin geldiği son nokta" olarak yorumlamaya hazırlanırken, tam o sırada resme etiketlenen 500 kişinin adına büyük bir hüzün kaplıyordu içimi. Günaydın cicişler.
Sırf ibret olsun diye profilini de paylaşıyorum ulan:

29 Kasım 2010 Pazartesi

M-Otostop


Hayatımda hiç otostop macerası yaşamadım. Yaşamak da istemem. Zaten The Hitcher filmini izleyenler aynı noktada buluşacaklardır. Bu filmi izlemiş olan bir insan evladı, ne otostop çeker, ne de otostopçuyu arabasına alır. Aman diyim... Ha bu arada, aklımda bir konu falan yok, sadece şu güzel resmin altına iki satır yazmış olmak için yazıyorum hani. Ahanda yazdım. Bye.

16 Kasım 2010 Salı

Soru & Cevap


Bilmeyenler varsa buradan duyurayım, Cem Yılmaz'ın yeni DVD'si çıktı "Soru & Cevap" adında. Gittiği birkaç üniversitedeki soru-cevap şeklindeki, stand-up'a yakın bir konseptte gösteri düzenleyip, kaydedilmiş. 2 saat süren gösteride, stand-up'ları kadar güldürmese de, bir çok zorlama ve uzatılmış şakalar bulunsa da, gayet eğlenceli olmuş. Güldürüyor mu, güldürüyor. Gerisi, "koy götüne rahvan gitsin" o zaman.

Benim gibi, Cem Yılmaz'ın piyasadaki her bir videosunu dahi izlemiş birileri varsa buradan indirilebilir.

12 Kasım 2010 Cuma

"Babam uyuyor"

Böylesini görmemiştim. Hahahahah.

7 Kasım 2010 Pazar

Vecize #24

“ If "ifs" and "buts" were candy and nuts, we'd all have a merry Christmas. “
- Sheldon Cooper (TBBT S03E07) [Vecize#Arşiv]

Not: Türkçe'ye çevirerek zayi etmek istemedim, İngilizce'si olmayan arkadaşların affına sığınarak..

30 Ekim 2010 Cumartesi

Hâlâ Photoshop gibi...


Demirören'in orantısız kafası ve bakışı, formadaki çirkin derecede büyük numara ve iğrenç yazı karakteri, ayrıca Iverson'un duruş ve bakışı, arkadaki Türk bayrağının duruşu.. Gerçek resim, PS gibi çıkmış. Bence Iverson falan gelmedi lan, bizi uyutuyolar. Valla bak. Ben inanmam. Marbury de Cimbom'a gelirse, belki..

16 Ekim 2010 Cumartesi

"Ahmet, yavrucum!"


Erman Toroğlu - Ahmet Çakar ikilisinin bir arada olacağını öğrendiğimde ne kadar sevindiğimi hatırlıyorum. Gerçi pek sıkı takip edemiyorum ama işte böyle malzemeler gelebiliyor. Bomba bir tartışma, karşılıklı ağır laflar, diklenmeler.. Ahmet Çakar fazla ağır basan taraf, bir ara Erman Hoca öyle sessiz kalıyor ki, bir an delirip dalacak falan zannettim..

1 Ekim 2010 Cuma

Apaçi Dansı


Baya popüler oldu bu "apaçi" muhabbeti. Dansı, müziği acayip geyik konusu olmaya, dizilerde falan kullanılmaya başlandı. Yukarıdaki video, BKM ekibinin film öncesi çektikleri kısa bir "teaser" gibi bir şey. Yani 1 sene önce falan çekilmiş. Daha önce de izlemiştim ama şu ayrıntıya dikkat etmemiştim: 10. saniyeden itibaren en soldaki Murat Eken'in dönüşe dikkat. Ben böyle bir şey görmedim arkadaş. Sabahtan beri izliyorum, her izleyişimde gülüyorum.

28 Eylül 2010 Salı

Loser kimdir? #26

Olaydan bihaber olacak kadar kafası güzel olandır. Saygılar abi. [Arşiv]

24 Eylül 2010 Cuma

At hırsızları

Soldan sağa: Çivici katil - Eroinman - Hem katil, hem tecavüzcü,

Üçünü toplasan 100 milyon euro para ederler. Ama akşam sokakta görsem, korkudan ayaklarım götüme değerek kaçarım yemin ediyorum.

20 Eylül 2010 Pazartesi

6 Eylül 2010 Pazartesi

Çömelen Şehir


Milliyet, bir fotohaber yapmış "Uyumayan şehir New York" diye. Ve New York gecelerinden bir sürü resim eklemişler. Gece hayatından, ıssız sokakların görüntülerinden falan kareler koymuşlar ve NY sokaklarının, gecenin hiçbir saatinde ıssız olmadığından bahsetmişler. Herşey iyi, güzel, resimleri de beğendim. Yalnız şu en son resimde bir şey dikkatimi çekti. İki ihtimal var. Ya son resim New York'tan değil, ya da ortadaki eleman kesin Türk. Türkiye dışında hiçbir ülkenin vatandaşının o şekilde çömelip, rahat edebileceğine inanmıyorum ben. Surat ifadesi de Türk olma ihtimalini güçlendiriyor.