4 Temmuz 2008 Cuma

"Yokum diyooooorrrr!"

Yazı kendime ait değildir. Her gün aralıksız okuduğum, Yüksel Aytuğ'un Yakından Kumanda isimli gazete köşesinden (Sabah'la Günaydın) alınmıştır. Alınma sebebi ise tamamen aynı şeyleri düşünmemizden kaynaklanmaktadır. Sadece Arda ile ilgili değil başka şeylere de kısa kısa dem vuran bir yazı olmuş. İyi okumalar... Eline sağlık Yüksel Aytuğ.


Bir futbol devrimcisi: ARDA TURAN


MİLLİ futbolcumuz Arda Turan'ı bir kez de "Var mısın Yok musun?" yarışmasında izleyip, hayran oldum.

Bence Arda gerçek bir futbol devrimcisi. Diğer futbolcu kardeşlerim alınmasın ama ben önlerine her mikrofon uzatıldığında "Önümüzdeki maçlara bakacağız" diye kekeleyenlerden çok sıkılmıştım. Uzun süre sonra ilk kez ağzı laf yapan, sempatik, deha düzeyinde zeki ve mütevazı bir futbolcuya rastladım.

Bence Arda'nın müthiş bir ekran ışığı var. Eminim şimdiden reklamcılar onu kampanyalarına dahil edebilmek için birbirlerini eziyorlardır. Taklit yeteneği ve doğaçlama espri kabiliyeti ise ona şimdiden komedi filmlerinin kapısını araladı diye düşünüyorum.

Arda sevimli ama şımarık değil. Doğal ama sıkıcı değil. Neşeli ama ölçüsüz değil. Oyuncu ama sahte değil. Zeki ama Şark kurnazı değil. Futbolcu ama "sadece futbolcu" değil. Annesi Yüksel Hanım ne kadar övünse, azdır.

Bu arada Trabzonsporlu eski futbolcu, ALS hastası İsmail Gökçek'in iki oğlunun tüm eğitim masraflarını Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın karşıladığı da yarışmada ortaya çıktı. Yıldırım'ı bir kez daha kutluyorum. "Yardımın en sevap olanı, gizli yapılandır" düsturuna inandığı ve gösteriş meraklısı sözde yardımseverleri mahcup ettiği için.

Bir tebrik de İsmail'in fedakar karısı Adalet Gökçek için. Adalet Hanım hastalıktan söz ederken hep "biz" diyordu. "Şimdilik açılan kanal sayesinde midemizden besleniyoruz", "Omuriliğimizdeki hareket yeteneği sağlayan hücrelerimizi kaybediyoruz" gibi... Evlilik, sadece sevinçte değil, tasada da "biz" olabilmek, tek vücut gibi yaşayabilmek demek. Hatırlattıkları için teşekkürler...

Hiç yorum yok: